Bize Ulaşın

+90 850 212 64 66

Alkali Beslenme ve İdeal Kilo


"Alkali beslenme, asidik bir vücudun pH değerini dengelemek ile mümkündür. İdeal kilo, alkali beslenme rutininin doğal bir sonucudur."

Alkali Beslenme ile İdeal Kilomuza Ulaşmak

Yaşamımızı devam ettirebilmemiz için beslenmemiz şart. Fakat bu beslenmeyi yalnızca açlığımızı gidermek olarak düşünürsek, hiçbir zaman doygunluğa erişemeyeceğimiz gibi, sağlığımızın da olumsuz etkilenmesine yol açarız.

Yiyeceklerin bu dayanılmaz cazibesi karşısında ne yapacağız?

Hepimiz ideal kilomuza ulaşmak ve orada kalmak isteriz. Ancak bazı yiyecekler o kadar lezizdir ki, değil ideal kiloya ulaşmak; çoğu zaman mevcut olanı korumamız bile hayal olur. Yiyeceklerin bu dayanılmaz cazibesi karşısında, bazen hepimiz “Keşke yiyip yiyip kilo almasam!” diye iç geçiririz. Evet, bu doğru. Lakin bunu demeyi bırakmamız lazım. Zira kilo almamız, yalnızca kilo almamızla kalmıyor. Bilinçsiz ve dengesiz bir beslenme, aynı zamanda sağlığımızın da bozulmasına neden oluyor. Yani konu sadece fit görünmememiz ya da geçen sene aldığımız kıyafetin bugün üzerimize olmaması değil.

Asidik besinler, asidoz… Bunlar ne anlama geliyor?

Günlük hayatımızda tükettiğimiz bazı besinler, biz farkında bile olmadan vücudumuzun asit yükünün artmasına neden olur. Kanımızda gereğinden fazla miktarda asit bulunduğunda ise pH değerimiz 7,35 seviyesinin altına iner. 7,35 ile 7,45 arasında olması gereken referans değer aralığının aşağı düşmesinin en önemli sebebi ise asidik besinlerdir. Asidoz olarak adlandırılan bu durum kilo almamıza, halsiz ve tükenmiş hissetmemize neden olur. Bunula birlikte; kanser, kalp krizi, tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların da riski artar. Vücudumuzun pH dengesini korumayı amaçlayan bir beslenme çeşidi olan alkali beslenme; sağlıklı, doğal ve işlenmemiş gıdaların tüketimini önermektedir.

Peki, neymiş bu alkali beslenme?

Alkali beslenme, bir diyet programı değildir; vücudumuzun doğal dengesine uygun beslenme formülüdür. Asidik özelliğe sahip olan besinlerin bedenimizde yol açacağı tahribatın önüne geçmemizi sağlar. Bilinen en sağlıklı alkali besinlerin başında; limon, turpgiller, sarımsak ve yeşil yapraklı sebzeler gelmektedir. Bu besinleri tüketmemiz, pH dengemizi korumamız konusunda oldukça yardımcı olacaktır.

Asidik besinler kilomuzu nasıl etkiler?

Aslında hiçbirimiz fazla yemek yediğimizden değil; yalnızca yanlış besinleri tercih ettiğimizden ötürü kilo alır ya da veremeyiz. Yani “Ne yesem yarıyor!” diye bir durum yok. Sadece, tükettiğimiz besinler çoğunlukla alkali değil, hepsi bu.

Modern yaşamın bizlere sağlamış olduğu konfor ile birlikte hayatımıza giren kolay ve çabuk ulaşılabilir, işlenmiş sağlıksız besinler; sağlığımızı olumsuz etkiler. Alkali olmayan bu endüstriyel gıdalar, asidik oluşu ile kilo almamıza da sebep olur. Yapılan araştırmalarda, asitli gıdaların kilo alımına resmen davetiye çıkardığı gözlemlenmiştir. Asidik besinleri tüketmek, vücudumuzun metabolizmasının çalışma hızı düşürür, sindirim ve bağırsak sorunlarına neden olur. Gün içerisinde kendimizi yorgun ve bitkin hissederiz. Bütün bunlara bağlı olarak, bedenimiz toksinleri tamamen atamayacağı için de kilo alırız. Alkali beslenme şekli ile ideal kilomuza en sağlıklı biçimde ulaşabilir, istediğimiz görünüme kavuşabiliriz.

Alkali besin listesinde yer alan yiyecek ve içecekler, beslenme uzmanlarının sıklıkla kullanılmasını tavsiye ettiği besinlerdir. Yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, kuru baklagiller, rafine olmayan karbonhidratlar, işlenmemiş gıdalar ve şeker oranı düşük olan taze meyveler bu beslenme şeklinin özünü oluşturur. Günlük beslenmemizin en az %70’ini taze sebzeler ile gerçekleştirmemiz durumunda, ideal kilomuzu koruyabiliriz. Elbette tüm bu alkali beslenme yöntemlerine ek olarak, egzersizi de ihmal etmemeliyiz.

Alkali beslenme; ideal kilomuza ulaşabilmek ve bu durumu koruyabilmek adına biçilmiş kaftandır. Fakat yine de bunun bir diyet programı olmadığını, sağlıklı beslenme şekli olduğunu unutmamamız gerekiyor.