Bize Ulaşın

+90 850 212 64 66

Beslenmek mi? Gıdalanmak mı?


Dengeli bir beslenme ve sağlıklı yaşam, insanlığın yaşamsal anlamda en birincil endişesi olmaya devam ediyor.

Beslenme; gönüllü, bilinçli ve dolayısıyla eğitici bir süreçtir ve bireyin özgür kararına bağlıdır. Bu nedenle “sağlıklı beslenme” konusu doğru bilinçlenme gerektirir. Beslenme şüphesiz insan sağlığını en çok etkileyen mecburi alışkanlıktır. Sağlıklı gıdalanma ise, insan vücudunun büyümek, gelişmek ve yaşamsal süreçlerini devam ettirmek, enerji elde etmek, dokuları restore etmek, yeni ve sağlıklı hücre üretimi sağlamak ve benzeri fonksiyonlar için gerekli öğeleri elde ettiği fizyolojik süreçlerin bütünüdür.

 

Beslenme bilinçli, seçici ve aktif bir eylem olarak gerçekleştirilirse gıdalanma olur.

 

Beslenme ve gıdalanma arasındaki fark; beslenmenin yemek yemek/karın doyurmak olarak adlandırılabilecek bir eylem iken, gıdalanma bir organizmanın besini özümsediği ve onu büyüme ve bakım için kullandığı organik bir süreçtir.

 

Makro besin maddelerinin (proteinler, karbonhidratlar, yağlar, su) ve mikro besin maddelerinin (vitaminler ve mineraller) gerektiği kadarının alınmasıyla, vücudun sağlıklı kalmasını, düzgün şekilde büyümesini ve etkin şekilde çalışabilmesini sağlamış oluruz. "Ne yersen O’sun" ifadesi, vücudun aldığı gıdaya iyi ya da kötü cevap vermesi anlamına gelir. İşlenmiş, fazla şekerli, yağlı ve aşırı tuzlu gıdalar vücudu yorar, performansı düşürür. Buna karşılık; taze, doğal tam taneli gıdalar, metabolik aktiviteyi teşvik etmek, mikro besin yetersizliklerini ve kronik hastalıkları önlemek ve genel sağlık ve esenlik duygusu geliştirmek üzere, ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlamak için vücuda yakıt sağlar.

 

Yediğimiz yiyeceklerin her biri vücutta belirli bir işlevi yerine getiren çeşitli besinler içerir. Bu besinlerden bazıları kemikler, kaslar, cilt, saç, dişler ve tırnaklar gibi vücudumuzun bileşenleri olan bazı dokuları iyileştirir ve onarır; bazıları ise enerji sağlar veya vücut için tehlike oluşturacak toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bu nedenle, her besini doğru miktarda içeren çeşitli yiyecekleri yemek önemlidir.

 

Bir gıdanın kalitesinin ölçüsü, sağladığı enerji miktarına ve içerdiği besin maddelerinin miktarıyla ilgilidir, fakat bir yiyeceğin içerdiği her besin öğesine ihtiyacınız olduğu anlamına gelmez. Bir yiyecek fazla tüketilirse ve diğeri yeterince tüketilmezse veya gereksiz tüketilirse, genel sağlık durumunu yansıtan bazı vücut fonksiyonları etkilenecektir. Dengeli beslenmenin oluşturulmasındaki sorun, temel bir modelin sabitlenebilmesine rağmen, her zaman her bireyin ihtiyaçlarına göre uyarlanmamasıdır. Yaş, yaşam tarzı ve hatta iklim, her insanın ihtiyaç duyduğu besin dengesini etkileyebilir. Bununla birlikte, önemli olan, özellikle vücut büyüme ve gelişmeye çağındayken ve özellikle ergenlik dönemindeyken, sağlıklı yaş almak için mutlaka besin açısından zengin, sağlıklı yiyecekler tüketmektir.

 

Alkali beslenme diyet ya da detoks kavramlarından çok öte bir beslenme ve yaşam tarzıdır. Temelinde vücuda zarar verecek gıdalardan uzak durmaya dayanır. Özellikle besinlerin Ph aralığına ve besin değerine odaklanan bu beslenme şekli, özellikle doğru gıdalanma oluşturmak adına size destek olacaktır. Sağlıksız yiyeceklerden uzak durduğunuzda hem doğal olarak kilo verir hem de sağlıklı kalırsınız. Çünkü alkali beslenmede; rafine şeker, trans yağ, mayalı ve paketli ürünler gibi vücudunuza zarar verebilecek birçok yiyecek hayatınızdan çıkar. Asidik yiyeceklerle yorulmayan vücudunuz ne yağ depolama ihtiyacı duyar ne de sağlıksız bir yiyeceği vücuttan atacağım derken aşırı efor harcayıp organlarınızı yorar. Tüm bedeniniz ahenk içinde çalışır.

 

Alkali Beslenme ile hücrelerin antioksidan kapasitesi artar ve antioksidan kapasitesi ne kadar fazlaysa bedeniniz serbest radikallerin yol açtığı oksidatif strese o denli direnç gösterir. Kısacası, antioksidan seviyeniz artırıldığında ve serbest radikal seviyeniz düşürüldüğünde yaşlanma, enflamasyon ve hastalık oluşumları azalır.